Hakemin İstediği Oldu!
Ümit Gök
Elinde düdük, kalbinde kötülük, içinde fesatlık olan bir hakemi kimse yenemez!
Samsunspor haftalardır kaybediyor. Altı haftadır galibiyete hasret, morali bozuk, eleştirilerin hedefinde olan bir takım düşünün. Ama bütün bu olumsuzluklara rağmen sahaya çıkıyor, mücadele ediyor, futbol oynamaya çalışıyor.
Üstelik sakatlıkların ardından sezon başından bu yana sahaya sürdüğümüz en iyi kadrolardan biriyle maça başladık.
Mücadele vardı. Oyun planı vardı. Pas bağlantıları yerindeydi. Savunma uyumluydu. Orta sahada toplar kazanılıyor, üçüncü bölgede çoğalıyor, pozisyonlar üretiyorduk.
Ve bunun karşılığını da aldık.
1-0 öne geçtik!
Altı haftadır kaybeden, özgüvenini yitirmiş, her türlü eleştiriye maruz kalmış bir takım için bundan daha güzel bir başlangıç olabilir miydi?
Sahada umut vardı.
Tribünlerde heyecan vardı.
Samsunspor yeniden ayağa kalkıyor gibiydi.
AMA BİR KİŞİ VARDI Kİ...
Her şey güzel gidiyordu.
Ta ki siyah formasıyla sahadaki yönetimi tartışmaların merkezine oturan hakem devreye girene kadar!
Ben hayatım boyunca çok maç izledim. Çok hakem gördüm. Kötü yönetimler gördüm, yanlış kararlar gördüm, futbolun doğasında olan insan hatalarına da defalarca şahit oldum.
Ama böylesine kritik bir karşılaşmada, böylesine tartışmalı bir yönetimi kabullenmek mümkün değil!
Bir hakem bu kadar kötü maç yönetebilir mi?
Bir takımın bütün emeği, bütün mücadelesi, yeniden kazanmak için gösterdiği bütün çaba bir düdükle bu kadar kolay gölgelenebilir mi?
36. DAKİKADA MAÇIN KADERİ DEĞİŞTİ!
Dakikalar 36'yı gösterdiğinde maçın kırılma anı yaşandı.
Samsunsporlu futbolcu kırmızı kartla oyun dışında kaldı.
İşte o andan sonra sahadaki bütün dengeler değişti.
Futbolcular gerildi.
Yedek kulübesi gerildi.
Tribünler gerildi.
Sahadaki futbolun önüne hakem kararları geçti.
Bana göre hakem, maçın kritik anlarında verdiği kararlarla Amed SK lehine bir yönetim sergiledi. Özellikle kırmızı kart kararı, Samsunspor'un oyun üstünlüğünü ve mücadele gücünü doğrudan etkiledi.
Bir hakemin görevi futbolun önüne geçmek değildir!
Bir hakemin görevi sahadaki adaleti sağlamaktır!
Bir hakemin görevi maçın sonucuna etki etmek değil, kuralları herkese eşit uygulamaktır!
Peki biz bu karşılaşmada ne gördük?
Bir takımın yeniden ayağa kalkma çabasının tartışmalı kararlarla nasıl sekteye uğradığını gördük.
ÖNCE DENGELER BOZULDU, SONRA DÜDÜK DEĞİŞTİ!
Benim dikkatimi çeken bir başka nokta da hakemin kararlarındaki tutarsızlıktı.
Samsunspor on kişi kaldıktan sonra karşılaşmanın yönetiminde farklı bir yaklaşım gördüğümü düşünüyorum.
Önce maçın dengelerini bozacak kararlar, ardından daha normal bir yönetim...
Bu nasıl bir hakemlik anlayışıdır?
Bu nasıl bir standarttır?
Aynı pozisyonlara aynı ölçüde yaklaşılmıyorsa futbolun adaletinden nasıl söz edeceğiz?
Hakemin niyetini bilemem. Ama ortaya koyduğu yönetim bende ciddi soru işaretleri oluşturdu.
TFF VE MHK! BU SORULARA KİM CEVAP VERECEK?
Türk futbolunda hakem tartışmaları artık tahammül sınırlarını zorluyor.
Her hafta başka bir karşılaşma, başka bir tartışmalı karar, başka bir mağduriyet iddiası...
Peki sorumluluk kimde?
Türkiye Futbol Federasyonu ne yapıyor?
Merkez Hakem Kurulu neyi denetliyor?
Hakemlerin performansları hangi ölçütlerle değerlendiriliyor?
Bir takımın haftalarca verdiği emeği etkileyen kararların hesabını kim soracak?
Kimi kime şikâyet edeceğiz?
Bu sorunun cevabını artık gerçekten merak ediyorum.
Türk futbolunda güven duygusu kaybolursa geriye ne kalır?
Tribünleri dolduran taraftarın, sahada ter döken futbolcunun, gece gündüz çalışan teknik heyetin emeğini kim koruyacak?
SAMSUNSPOR'UN UMUTLARINA DARBE VURULDU!
Bu takım zaten zor günlerden geçiyor.
Üst üste gelen mağlubiyetler, sakatlıklar, eleştiriler...
Ama Amed SK karşısında sahaya çıkan Samsunspor'da farklı bir ruh vardı.
İstek vardı.
Mücadele vardı.
Kazanma arzusu vardı.
İşte beni asıl kahreden de bu!
Samsunspor'un kötü oynadığı bir maçtan söz etmiyoruz. Yeniden ayağa kalkmak için bütün gücüyle mücadele eden bir takımın, kritik bir hakem kararı sonrasında nasıl zor durumda kaldığını konuşuyoruz.
Bu takımın elbette eksikleri var. Teknik heyetin de futbolcuların da eleştirilecek yönleri var.
Ama bu maçın hakem yönetimini görmezden gelerek bütün faturayı Samsunspor'a kesmek büyük haksızlık olur.
SON SÖZÜM ŞUDUR!
Futbolda yenilmek vardır.
Kötü oynamak vardır.
Hata yapmak vardır.
Ama adalet duygusunun zedelendiği yerde futbolun güzelliği kalmaz!
Ben bugün sahada yalnızca bir kırmızı kart görmedim.
Samsunspor'un yeniden doğan umutlarına indirilen ağır bir darbe gördüm.
Ve bu yüzden söylüyorum:
HAKEMİN İSTEDİĞİ OLDU!
En azından sahadaki yönetimin bende bıraktığı izlenim budur.
Ama unutulmasın ki futbolun gerçek sahibi ne hakemlerdir ne federasyon yöneticileri...
Futbolun gerçek sahibi, formasına gönül veren milyonlarca taraftardır!
Samsunspor kaybedebilir. Ama Samsunspor'un emeği bu kadar kolay harcanmamalı!
SAYGILARIMLA.