Hepsi Kuzu Gibi!
Ümit Gök
Kazanacaklar da kaybedecekler de çoğu zaman işin başında belli olur. Çorum’un gobellerinden fark yedik. Şimdi bakalım Erzurum’un dadaşları karşısında ne yapacağız?
Takımın omurgasını oluşturan futbolcular satıldı, yerlerine genç ve tecrübesiz oyuncular monte edildi. Üç ayrı kamp yapıldı ancak neredeyse her kampın sonunda takımdan bir futbolcu gönderildi. Böyle bir ortamda takımın oyun düzeninin ve oyuncular arasındaki uyumun oturmasını beklemek kolay değil.
Stoperler genç ve tecrübesiz. Savunmada ciddi bir uyum sorunu yaşanıyor. Kaleci Okan’ın yaptığı hatalar ve yediği iki hatalı golün ardından takım maçtan tamamen koptu.
Orta sahaya baktığımızda da tablo çok farklı değil. Samed ve özellikle Yalçın, bana göre bu takımın ilk 11 oyuncuları olmamalı. Alternatif olarak değerlendirilebilirler ancak mevcut performanslarıyla takımın yükünü taşıyacak seviyede değiller.
Açık ve net söyleyelim: Bu takım iyi çalışmıyor.
Daha da önemlisi, takım yenilgiyi çok çabuk kabulleniyor. Sahada reaksiyon yok, mücadele yok, rakibe karşı direnç yok. 5-1 mağlupsun ama takımda bir sarı kart bile yok. Burada kastettiğim gereksiz sertlik değil; mücadele, temas ve kazanma isteği.
Takım sahada adeta yürüyerek oynuyor. Mücadele gücümüzü mutlaka artırmalıyız. Fazlasıyla yumuşak bir futbol oynuyoruz. Çorumspor ise tam tersine sahada ısıran, rakibini rahatsız eden ve mücadeleden kaçmayan bir görüntü verdi.
Peki ne yapılmalı?
İdmanlarda bu kadar fazla sakatlık yaşanıyorsa antrenman programı yeniden gözden geçirilmeli. Fiziksel yüklemeler, oyuncuların dayanıklılığı ve toparlanma süreçleri iyi analiz edilmeli.
“Ya tutarsa” mantığıyla alınan genç oyuncular varsa, onların da psikolojik olarak ayağa kaldırılması gerekiyor. Genç futbolcu hata yaptığında tamamen kaybedilmemeli, doğru şekilde kazanılmalı.
Sekongo’nun üzerinde özellikle durulması gerektiğini düşünüyorum. Sakat oyuncular da bir an önce takıma kazandırılmalı.
Kalede ise artık bir değişiklik zamanı geldi. Bilal Beyazıt’a forma verilmeli ve kaleyi devralması için fırsat tanınmalı.
Kaybedilen puanların geri dönüşü yok.
Ancak önümüzde hâlâ oynanacak çok maç ve alınacak çok puan var. Devre arasına kadar mümkün olduğunca fazla puan toplamak zorundayız. Bunun yolu da sahada daha fazla mücadele eden, reaksiyon gösteren ve kaybetmeyi kolay kabul etmeyen bir takım oluşturmaktan geçiyor.
Çünkü mevcut görüntüyle mesele sadece mağlubiyet değil.
Takımın mücadele ruhunu yeniden kazanması gerekiyor.
SAYGILARIMLA