Ümit Gök

Fink Hoca, Ben Sana Söylemiştim: Bu Takım Bize Yetmez!

Ümit Gök

Samsunspor taraftarı olarak artık bazı gerçekleri açıkça konuşmanın zamanı geldi. Çünkü bu takımın geldiği noktayı yalnızca bir maçın sonucuyla, kötü bir günle ya da futbolcuların bireysel hatalarıyla açıklamak mümkün değil.

Fink Hoca, ben sana söylemiştim: Bu takım bize yetmez!

Sen ise oyuncularına güvendin. Kadrona sahip çıktın. “Ben hepsine kefilim” dedin.

Peki, bugün ortaya çıkan futbolun hesabını kim verecek?

Sahada mücadele etmekte zorlanan, üretkenlik sorunu yaşayan, rakibine istediği baskıyı kuramayan bir Samsunspor görmek, bu armaya gönül verenleri üzüyor.

FİNK HOCA, SORUN SADECE SEN DEĞİLSİN!

Thorsten Fink'in teknik direktörlük birikimini tartışmak başka, elindeki kadroyla ortaya koyduğu futbolu sorgulamak başka.

Fink Hoca, belki Trabzonspor'u, Beşiktaş'ı, Fenerbahçe'yi, Galatasaray'ı çalıştırabilecek teknik kapasiteye sahipsin. Ancak iyi teknik direktör olmak, her kadroyla başarılı olunacağı anlamına gelmiyor.

Benim gördüğüm şu: Bu kadro, senin futbol anlayışını sahaya yansıtmakta zorlanıyor.

Ama buradan yönetime de sesleniyorum:

Şimdi bütün faturayı Fink'e kesip işin içinden çıkmayın!

Teknik direktör değiştirmek en kolay karar. Asıl mesele, yanlışların nerede başladığını görmek.

BU TAKIMIN AÇ, ÇALIŞKAN VE MÜCADELECİ BİR RUHA İHTİYACI VAR!

Samsunspor'un bugün ihtiyacı olan şey yalnızca taktik tahtasında çizilen sistemler değil.

Sahada koşan, pres yapan, formasının hakkını veren ve son düdüğe kadar mücadeleyi bırakmayan bir takım görmek istiyoruz.

Bu kadronun mevcut yapısına daha uygun, başarıya aç, çalışkan ve oyuncularından maksimum verim alabilecek bir teknik direktör profili belki de daha doğru olacaktır.

Çünkü Samsunspor'un en büyük gücü her zaman yıldız isimler değil, mücadele ruhu olmuştur.

BAŞKANIM, BU TAKIMI SIFIRDAN ALDIN, LİGİ SALLADIN!

Buradan Samsunspor yönetimine ve başkanına da birkaç sözüm var.

Başkanım!

Sen bu takımı çok zor günlerden aldın. Yeniden ayağa kaldırdın. Süper Lig'de adından söz ettirdin. Avrupa sahnesinde Samsunspor armasını gururla temsil eden bir takım ortaya çıktı.

Bunlar unutulacak başarılar değil.

Emeğini de mücadeleni de kimse yok sayamaz.

Ama bugün aynı samimiyetle sormak zorundayım:

Bu takım nasıl oldu da yeniden başlangıç noktasına dönme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı?

Bir dönem rakiplerine korku veren Samsunspor'un bugün kendi oyununu kabul ettirmekte zorlanması kabul edilebilir mi?

Kurulan kadro, yapılan tercihler ve takımın geleceğine ilişkin planlama artık ciddi biçimde sorgulanmalı.

Geçmişte elde edilen başarılar, bugünkü yanlışları görmemize engel olmamalı.

KALEDEKİ PERFORMANS ARTIK SORGULANMALI!

Bir başka konu da kaleci performansı.

Haftalardır kalede güven vermeyen bir görüntü olduğunu düşünüyorum. Karadeniz derbisindeki performans da benim açımdan hayal kırıklığıydı.

Elbette bir takımın bütün başarısızlığı kaleciye yüklenemez. Savunmasıyla, orta sahasıyla, hücumuyla herkesin sorumluluğu var.

Ancak kaleci dediğiniz oyuncu, zor anlarda takımını ayakta tutabilmeli.

Kalede güven kaybolduğunda bunun bütün takıma yansıması kaçınılmazdır.

Formayı isimler değil, performans belirlemeli.

SAMSUNSPOR BU GİDİŞATI HAK ETMİYOR!

Kimse bizden her maç galibiyet beklediğimizi düşünmesin.

Futbolda yenilmek var. Kötü oynamak var. Güçlü rakibe karşı zorlanmak var.

Ama mücadele etmeden kaybetmeyi kabullenmek yok!

Samsunspor taraftarı yenilgiye kızabilir ama sahada savaşan futbolcusunu alkışlamayı da bilir.

Bugün asıl endişemiz alınan sonuçlardan çok, takımın verdiği görüntü.

Bu gidiş devam ederse Samsunspor'un ligin en kötü performans gösteren takımları arasında anılmasından korkuyorum.

Bu camia bunu hak etmiyor.

Bu taraftar bunu hak etmiyor.

Bu arma hiç hak etmiyor!

SON SÖZÜM BAŞKANA VE FİNK HOCAYA

Başkanım, geçmişte başardıkların ortada. Aynı kararlılığı şimdi de görmek istiyoruz.

Fink Hoca, kendine de oyuncularına da güvenebilirsin. Ancak futbol yalnızca güvenle oynanmıyor. Sahadaki gerçekler, yapılan tercihlerin yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor.

Bugün mesele kimin haklı çıktığı değil, Samsunspor'un nasıl ayağa kalkacağıdır.

Gerekirse kadro yapılanması değişmeli. Gerekirse oyun anlayışı değişmeli. Gerekirse teknik yönetim konusunda da cesur kararlar alınmalı.

Ama önce herkes kendi sorumluluğunu kabul etmeli.

Çünkü Samsunspor, yeniden sıfırdan başlamak için değil, başladığı büyük yürüyüşü sürdürmek için mücadele etmeli.

Samsunspor kimsenin deneme tahtası değildir!

Bu takımın geçmişine saygımız, geleceğine karşı sorumluluğumuz var.

Bu gidişat değişmeli. Hem de geç olmadan!

Yazarın Diğer Yazıları