Bir insanın cebinde kaç para olduğu önemli değildir. Asıl mesele, o insanın kaç paralık olduğudur!
Çünkü para insanın zenginliğini gösterir, karakterini değil. Kiminin cebinde milyonlar vardır ama beş kuruşluk itibarı yoktur. Kiminin cebinde beş kuruş bulunmaz ama milyonların satın alamayacağı kadar sağlam bir duruşu vardır.
İnsanın gerçek değeri, sahip olduğu parayla değil, satılmadığı değerlerle ölçülür.
Öyle insanlar vardır ki dün savunduğunu bugün inkâr eder. Dün karşısında dimdik durduğunun bugün önünde eğilir. Dün yerden yere vurduğuna bugün methiyeler dizer.
Neden mi?
Çünkü menfaatin kokusunu almıştır!
Onlar için ne dostluğun bir kıymeti vardır ne verilen sözün ne de omurgalı duruşun. Çıkarları neredeyse doğruları da oradadır.
Böylelerinin fikri yoktur, fiyatı vardır!
İşin en acı tarafı da budur.
Bazıları kendilerini çok akıllı zanneder. Herkesi kandırdıklarını, her kapıda başka bir yüzle dolaşarak kazançlı çıktıklarını düşünürler.
Oysa farkında değillerdir.
Kazandıkları her menfaatin karşılığında karakterlerinden bir parça daha kaybetmişlerdir.
Bugün bir makam için eğilen, yarın başka bir menfaat için diz çöker. Bugün üç kuruşa sözünü satan, yarın beş kuruşa geçmişini inkâr eder.
Çünkü satılmayı bir kez kabullenenin pazarlığı bitmez.
İşte bu yüzden herkesin bir fiyatı olduğunu söyleyenlere katılmıyorum.
Herkesin bir fiyatı yoktur! Ama bazılarının üzerinde fiyat etiketi vardır.
Onurunu, şerefini, dostluğunu ve verdiği sözü hiçbir karşılığa değişmeyen insanlar hâlâ vardır.
Bir de her devrin adamı olanlar...
Rüzgâr nereden eserse oraya dönenler...
Güç kimdeyse onun kapısında bekleyenler...
Dün elini sıkmadığının bugün eteğine sarılanlar...
Unutmayın!
Her kapıyı açan anahtar kıymetli olabilir ama her kapıya uyan insanın adı güvenilmezdir.
Para kazanılır, kaybedilir, yeniden kazanılır. Makam gelir geçer. Güç el değiştirir. Bugün alkışlayanlar yarın yüzünüze bile bakmayabilir.
Ama insanın bir kez kaybettiği itibarı, dünyanın bütün serveti bir araya gelse geri getiremez.
Çünkü karakterin tamiri yoktur. Omurganın da sonradan takılanı makbul değildir.
Kimsenin cebindeki paraya, oturduğu koltuğa, arkasındaki güce bakmayın.
Ne için sustuğuna, ne uğruna eğildiğine, hangi menfaat karşılığında sözünden döndüğüne bakın.
İşte o zaman gerçek değerini anlarsınız.