Hüseyin Kurt

27 Ağustos'ta Samsun Neden Kilitlendi?

Hüseyin Kurt

27 Ağustos Perşembe günü Samsun’da uluslararası bir bisiklet yarışı vardı.

Tour of Samsun’un ilk etabı saat 10.00’da Doğupark’tan başladı. İlkadım, Atakum, 19 Mayıs ve Bafra hattını kapsayan parkur nedeniyle güzergâh üzerindeki yollar peyderpey trafiğe kapatıldı.

Yarış başladı.

Bisikletçiler pedal çevirdi.

Samsun ise frene bastı!

Şehrin birçok noktasında trafik aksadı, sürücüler uzun kuyruklarda bekledi, işe ve randevusuna yetişmeye çalışan vatandaşlar mağdur oldu. Özellikle ana ulaşım akslarında oluşan yoğunluk doğal olarak tepkiye dönüştü.

Şimdi soralım:

27 Ağustos’ta Samsun neden kilitlendi?

Cevabı bisiklet yarışında aramayalım.

Sorun yarış değil, Samsun’un ulaşım gerçekleri hesaba katılmadan yapılan planlamaydı.

Öncelikle şunu açıkça söyleyelim:

Uluslararası spor organizasyonlarının Samsun’da yapılmasını sonuna kadar destekliyorum. Dünyanın farklı ülkelerinden sporcuların şehrimize gelmesi, Samsun’un uluslararası organizasyonlarla anılması, spor turizminin gelişmesi son derece kıymetli.

Tour of Samsun yapılmalı.

Hatta büyümeli.

Ama bir organizasyon şehre değer katarken, şehrin hayatını durdurmamalı.

Samsun sıradan bir şehir değil

Samsun’un coğrafyasına haritadan baktığınızda yaşanan sorunun nedenini çok kolay görürsünüz.

Şehir büyük ölçüde doğu-batı ekseninde, deniz ile güneydeki yükseltiler arasındaki dar bir hat üzerinde gelişmiş durumda.

Özellikle İlkadım-Atakum-19 Mayıs-Bafra istikametinde ulaşım belirli ana arterlere bağımlı.

Yani önünüzde onlarca alternatif güzergâh yok.

Ana damarlardan birini kapattığınız anda trafik başka bir caddeye rahatlıkla dağılamıyor.

Bir yolun yükünü diğerine veriyorsunuz, o yol doluyor. Ardından bağlantı yolları doluyor. Kavşaklar tıkanıyor ve birkaç kilometre ötedeki bir yol kapatması, yarışla hiçbir ilgisi olmayan vatandaşın önüne trafik olarak çıkıyor.

Samsun’un ulaşım gerçeği bu.

Bunu Samsun’da yaşayan herkes biliyor.

Peki organizasyonu planlayanlar bilmiyor muydu?

Neden perşembe günü saat 10.00?

Asıl cevap verilmesi gereken soru burada.

27 Ağustos bir perşembe günüydü.

Saat 10.00 ise şehirde hayatın tam anlamıyla başladığı bir saat.

Kamu kurumları açık.

Özel sektör çalışıyor.

Esnaf işinin başında.

Servis araçları yollarda.

Nakliye ve ticari trafik devam ediyor.

İnsanlar hastaneye, iş yerine, bankaya, kamu kurumlarına gidiyor.

İlçelerden şehir merkezine, şehir merkezinden ilçelere binlerce insan hareket ediyor.

Tam da böyle bir saatte Samsun’un ana ulaşım akslarını etkileyen geniş kapsamlı bir organizasyon gerçekleştiriyorsunuz.

Sonra trafik kilitleniyor.

Burada şaşılacak ne var?

Asıl şaşılması gereken, bu sonucun önceden öngörülememiş olmasıdır.

Çünkü trafik sıkışıklığı 27 Ağustos sabahı ortaya çıkan beklenmedik bir doğal afet değildi.

Parkur belliydi.

Başlangıç saati belliydi.

Kapatılacak yollar belliydi.

Günün perşembe olduğu belliydi.

Samsun’un alternatif yol problemi de yıllardır belliydi.

Dolayısıyla yaşanan sıkıntı öngörülebilirdi.

Organizasyon yapmak, yolu kapatıp yarış başlatmak değildir

Uluslararası organizasyon düzenlemek ciddi bir iştir.

Sadece sporcuların konaklamasını ayarlamak, güvenliği sağlamak, başlangıç ve bitiş noktalarını hazırlamak yeterli değildir.

Şehir de organizasyonun bir parçasıdır.

Bir yol kapatılacaksa önce şu sorunun cevabı verilmelidir:

“Buradaki binlerce aracı nereye göndereceğiz?”

Alternatif güzergâhınız yoksa başka bir çözüm üretmek zorundasınız.

Etap saatini değiştirirsiniz.

Parkuru değiştirirsiniz.

Mümkünse organizasyonu hafta sonuna alırsınız.

Trafiğin en düşük olduğu zaman dilimini seçersiniz.

Kademeli yol kapatma uygularsınız.

Vatandaşı günler öncesinden hangi yolun hangi saatler arasında kapanacağını gösteren haritalarla bilgilendirirsiniz.

Toplu taşıma için özel planlama yaparsınız.

Kritik kavşaklara trafik ekipleri yerleştirirsiniz.

Alternatifiniz yoksa, alternatif üretirsiniz.

Çünkü şehir yönetmek tam olarak budur.

Bir spor organizasyonunu vatandaşa neden kızdırıyoruz?

Bence meselenin en üzücü tarafı da bu.

Normal şartlarda Samsunlunun sahiplenmesi gereken uluslararası bir organizasyon, yanlış ulaşım planlaması nedeniyle vatandaşın tepkisini çekiyor.

İnsan yarım saat, bir saat trafikte beklediğinde karşısındaki bisikletçiye kızıyor.

Oysa bisikletçinin suçu yok.

Yarışın da suçu yok.

Sorun, yarış ile şehir hayatı arasındaki dengenin kurulamaması.

Tour of Samsun bu şehrin markasına katkı sağlayabilir.

Samsun’un sahili, Kızılırmak Deltası, ilçeleri, doğal güzellikleri milyonlarca insana gösterilebilir. Organizasyon büyüdükçe oteller, restoranlar, esnaf ve turizm sektörü bundan ekonomik olarak faydalanabilir.

Bunların hepsi doğru.

Ancak uluslararası organizasyon yapıyoruz diye vatandaşın günlük hayatını ikinci plana atamayız.

Şehri tanıtırken şehirde yaşayanı unutmamak gerekir.

Seneye aynı manzarayı yaşamayalım

Bu nedenle 27 Ağustos’ta yaşananlar bir eleştiri konusu olmanın ötesinde, gelecek yıl için ders olmalı.

İlgili kurumlar şimdiden oturup yarışın trafik etkisini değerlendirmeli.

Hangi noktalar kilitlendi?

Yoğunluk hangi kavşaklarda oluştu?

Araçlar nerelerde birikti?

Hangi alternatif güzergâhlar yetersiz kaldı?

Yol kapatma süreleri gereğinden uzun muydu?

Başlangıç saati değiştirilebilir miydi?

Parkur şehir trafiğine daha az zarar verecek şekilde yeniden oluşturulabilir mi?

Bunların verisi zaten elde.

Yeter ki “organizasyonu yaptık, bitti” denilmesin.

Çünkü mesele bir bisiklet yarışı meselesi değil.

Mesele şehir planlama meselesi.

Mesele vatandaşın hayatını hesaba katma meselesi.

Ve en önemlisi, mesele Samsun’u tanıyarak Samsun için karar verme meselesi.

Tour of Samsun’a karşı değiliz.

Tam tersine, Samsun’un böyle uluslararası organizasyonlarla daha fazla anılmasını istiyoruz.

Ama bunun için bütün bir şehri kilitlemek zorunda da değiliz.

27 Ağustos bize çok basit bir şey gösterdi:

Samsun’da ana arterleri kapatabilirsiniz ama trafiği başka yere gönderemezsiniz. Çünkü gönderecek alternatif yolunuz yok.

Bu şehrin coğrafyası bunu söylüyor.

Bu şehrin ulaşım ağı bunu söylüyor.

27 Ağustos’ta trafikte bekleyen Samsunlular da bunu söyledi.

Gelecek yıl aynı hatayı tekrarlamamak için artık organizasyon takviminden önce Samsun’un haritasına bakmak gerekiyor

Yazarın Diğer Yazıları