- Haberler
- Salıpazarı
- Salıpazarı'nda İz Bırakanlar: Gür Sesiyle 'Tokur Dayı'
Salıpazarı'nda İz Bırakanlar: Gür Sesiyle 'Tokur Dayı'
Salıpazarı'nda fırıncılıktan kasaplığa, lokantacılıktan su tesisatçılığına kadar birçok işte çalışan Necmettin Çelebi, namıdiğer 'Tokur Dayı', güçlü sesi ve heybetli yapısıyla ilçe hafızasında yer edindi.
Haberin Özeti
- • Necmettin Çelebi, 1937 yılında Salıpazarı’nın Esenli Mahallesi’nde dünyaya geldi.
- • İlk fırını 1960 selinde yıkıldı; 1961’de Gökçeli Meydanı’nda yeniden fırın açtı.
- • Yıllarca fırıncılık, kasaplık, lokantacılık ve su tesisatçılığı yaptı; 2010 yılında hayatını kaybetti.
Salıpazarı’nın geçmişinde yalnızca yaptığı işle değil, karakteri, sesi ve günlük yaşamındaki kendine özgü tavırlarıyla da hatırlanan isimlerden biri Necmettin Çelebi oldu.
1937 yılında Salıpazarı’nın Esenli Mahallesi’nde dünyaya gelen Çelebi, ilçe halkının hafızasında gerçek adından çok “Tokur Dayı” lakabıyla yer etti.
Hayatının büyük bölümünü çalışarak geçiren Tokur Dayı, farklı mesleklerde verdiği emekle Salıpazarı’nın eski esnaf kültürünün tanınan simalarından biri haline geldi.
İLK FIRINI 1960 SELİNDE YIKILDI
Necmettin Çelebi’nin uzun yıllar sürdürdüğü mesleklerden ilki fırıncılıktı.
İlk fırınını Yavaşbey Köprüsü’nün yanında açan Tokur Dayı’nın iş yeri, Salıpazarı ve çevresinde etkili olan 1960 yılındaki sel sırasında yıkıldı.
Ancak yaşanan afet onun çalışma hayatını durdurmadı. Çelebi, bir yıl sonra, 1961’de Gökçeli Meydanı’nda yeniden fırın açarak mesleğini sürdürdü.
Bu dönem, Salıpazarı’nın henüz bugünkü ticari yapısına kavuşmadığı yıllardı. Mahalle ve çarşı esnafının günlük yaşamın merkezinde bulunduğu dönemde Tokur Dayı da ilçede tanınan isimlerden biri oldu.
FIRINCILIKTAN KASAPLIK VE LOKANTACILIĞA
Tokur Dayı’nın çalışma hayatı yalnızca fırıncılıkla sınırlı kalmadı.
1980 yılından 2009 yılına kadar kasaplık ve lokantacılık yapan Necmettin Çelebi, aynı zamanda su tesisatçılığıyla da uğraştı.
Farklı mesleklerde yıllarca çalışması, onun ilçe halkıyla sürekli temas halinde olmasını sağladı. Bu nedenle Tokur Dayı, yalnızca bir esnaf değil, Salıpazarı’nın günlük yaşamının tanıdık yüzlerinden biri olarak hafızalarda kaldı.
KIŞIN BİLE KISA KOL ATLETLE ÇALIŞIRDI
Onu tanıyanların hafızasında kalan ayrıntılardan biri de soğuğa karşı dayanıklılığıydı.
Anlatılanlara göre Tokur Dayı, Salıpazarı’nın soğuk kış günlerinde dahi kısa kollu atletle çalışır, soğuktan fazla etkilenmezdi.
Heybetli yapısı ve güçlü fiziği kadar gür sesi de onun en belirgin özellikleri arasındaydı. Çarşıda veya iş yerinde sesi duyulduğunda çevresindekiler onun geldiğini hemen anlardı.
Bu özellikleri zamanla Tokur Dayı’nın Salıpazarı’nda kendine özgü bir karakter olarak anılmasını sağladı.
“TOKUR” ADI ÇOCUKLUĞUNDAN KALDI
Necmettin Çelebi’nin “Tokur” lakabının hikâyesi ise çocukluk yıllarına kadar uzanıyor.
Annesinin küçük yaşlarından itibaren kendisini sevgiyle “Tokurum” diye çağırdığı, zamanla bu hitabın çevresi tarafından da benimsendiği anlatılıyor.
Böylece Necmettin Çelebi’nin adı Salıpazarı’nda giderek “Tokur” ve ilerleyen yıllarda da “Tokur Dayı” olarak anılmaya başladı.
Yörede “Tokur” sözcüğü; güçlü, kuvvetli veya yaşını almış, toplum tarafından sevilen ve saygı gören erkeklere yönelik yerel bir hitap biçimi olarak da kullanılabiliyor.
BİR LAKAPTAN DAHA FAZLASI OLDU
Yerel kültürde bazı lakaplar zamanla kişinin gerçek adının önüne geçer. Tokur Dayı da Salıpazarı’nda bunun en bilinen örneklerinden biri oldu.
Fırında, kasap dükkânında, lokantada ya da tesisat işi yaparken karşılaşılan Necmettin Çelebi; çalışkanlığı, güçlü fiziği, yüksek sesi ve kendine özgü tavırlarıyla birkaç kuşağın hafızasında yer aldı.
Onu tanıyanların anlattığı küçük hatıralar, bugün Salıpazarı’nın geçmişine dair önemli birer sözlü tarih parçası niteliğinde.
2010 YILINDA HAYATINI KAYBETTİ
Uzun yıllar Salıpazarı’nda çalışan ve ilçenin sosyal hayatının tanınan isimlerinden biri olan Necmettin Çelebi, 2010 yılında hayatını kaybetti.
Aradan geçen yıllara rağmen “Tokur Dayı” adı, onu tanıyan Salıpazarlılar arasında yaşamaya devam ediyor.
Çünkü bazı insanlar yalnızca yaptıkları mesleklerle değil; sesleriyle, davranışlarıyla, lakaplarıyla ve insanların hafızasında bıraktıkları küçük ama güçlü izlerle hatırlanıyor.
Tokur Dayı da Salıpazarı’nın hafızasında böyle kalan isimlerden biri oldu.
Bakmadan Geçme






