• Haberler
  • Siyaset
  • Murat Çan'dan Fındık İsyanı: Ürettikçe Kaybediyoruz

Murat Çan'dan Fındık İsyanı: Ürettikçe Kaybediyoruz

Yeni Parti Samsun Milletvekili Murat Çan, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında 2026 fındık fiyatları ve TMO'nun kota uygulamasına sert tepki gösterdi.

Haberin Özeti

  • Yeni Parti Samsun Milletvekili Murat Çan, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında iktidarı fındık politikaları, Çarşamba Ovası’ndaki sel felaketi ve Karadeniz’de büyüyen deniz güvenliği riski üzerinden sert sözlerle eleştirdi. Çan, “Maliyeti 250 lira olan fındığa 250 lira fiyat vermek üreticiyi korumak değil, zararına üretime mahkûm etmektir” dedi.

2026 yılı fındık hasadının üretici açısından adeta bir geçim krizine dönüştüğünü belirten Samsun Milletvekili Murat Çan, artan maliyetler karşısında açıklanan fiyatın yetersiz kaldığını söyledi.

Çan, 1 kilogram fındığın üretim maliyetinin 240-250 liraya dayandığını belirterek, “Maliyet 250 lira, verilen fiyat 250 lira. Gübre ve mazot yüzde 80, işçilik yüzde 50’nin üzerinde artmışken TMO’nun fiyat artışı yüzde 30’un altında kalıyor. Üretici kazanmıyor, emeğinin karşılığı başka kesimlere aktarılıyor” ifadelerini kullandı.

“ÜRETİCİ TÜCCARIN İNSAFINA TERK EDİLDİ”

TMO’nun dönüm başına 100 kilogramlık kota uygulamasına da sert tepki gösteren Çan, üreticinin ürününün tamamını devlet güvencesi altında satamadığını söyledi.

Çan, “Ürettiğinin tamamını TMO’ya veremeyen üretici tüccarın insafına terk ediliyor. Ayvacık’ta başlayan imza kampanyaları sahadaki tepkinin ne kadar büyüdüğünü gösteriyor” dedi.

İktidara seslenen Çan şu soruları yöneltti:

“Maliyeti 250 lira olan ürüne 250 lira fiyat vermek hangi aklın ürünüdür? Kota ile üreticiyi piyasaya mahkûm etmek nasıl bir tercihtir? Dünya fındık üretiminin lideri olan Türkiye’de üretici neden korunmuyor?”

“ÜRETTİKÇE KAYBEDİYOR”

Fındığın Karadeniz’de milyonlarca kişinin geçim kaynağı olduğunu vurgulayan Çan, üreticinin artık “Ürettikçe kaybediyorum” noktasına geldiğini söyledi.

Çan, fındıkta maliyet artı refah payını esas alan gerçekçi bir taban fiyat uygulanmasını ve TMO’nun kota sisteminin kaldırılmasını istedi.

“Bu gidişat ekonomik yıkıma dönüşüyor” diyen Çan, iktidara “Üreticinin yanında olun, emeğini koruyun” çağrısında bulundu.

ÇARŞAMBA OVASI YİNE SULAR ALTINDA

Murat Çan’ın gündeminde hafta sonu Karadeniz sahil kesiminde etkili olan aşırı yağışlar da vardı.

Özellikle Çarşamba Ovası’nda metrekareye 110 kilogramın üzerinde yağış düştüğünü belirten Çan, geniş tarım arazilerinin bulunduğu 6 mahallede su baskını ve taşkın yaşandığını söyledi.

Bölgedeki drenaj ve tahliye altyapısının yetersiz olduğunu savunan Çan, Çarşamba Ovası’nın benzer felaketleri sürekli yaşadığına dikkat çekti.

Aşırı yağışların yüksek kesimlerde fındık bahçelerini de vurduğunu ifade eden Çan, debisi yükselen derelerin bahçeleri ve hasat edilmemiş ürünü sürüklediğini belirtti.

Henüz kesin hasar tespitinin yapılmadığını söyleyen Çan, tarımsal üretimde ciddi kayıplar bulunduğunu kaydetti.

ÇAN’DAN KARADENİZ İÇİN ALARM: “GÜVENLİK KALMADI”

Çan’ın TBMM’deki açıklamalarının bir diğer önemli başlığı ise Karadeniz’de giderek büyüyen sivil deniz güvenliği krizi oldu.

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Karadeniz’deki etkilerinin artık Türkiye’yi doğrudan tehdit eden bir boyuta ulaştığını savunan Çan, ticari gemilerin, tankerlerin ve yük gemilerinin saldırı riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Çan, 26 Ağustos’ta Rusya’nın Novorossiysk Limanı’na doğru seyir halindeyken drone saldırısına uğradığı belirtilen GOLDEN SAPLING adlı geminin günlerce sürüklendikten sonra Samsun’un Alaçam ilçesi açıklarında karaya oturmasını örnek gösterdi.

Yaşanan olayın Karadeniz’de sivil deniz taşımacılığındaki tehdidin Samsun kıyılarına kadar ulaştığını gösterdiğini belirten Çan, iktidarın daha önce yapılan uyarıları dikkate almadığını savundu.

“BİR SONRAKİ HEDEF BİZ MİYİZ?”

Karadeniz’de artan saldırı riskinin deniz ticaretini de ciddi şekilde etkilediğini ifade eden Çan, sigorta ve navlun maliyetlerinin yükseldiğini, gemi personelinin bölgede çalışmak istemediğini öne sürdü.

1 Eylül’de başlayacak balık av sezonuna dikkat çeken Çan, balıkçıların da aynı güvenlik endişesiyle denize açıldığını söyledi.

Çan, şu ifadeleri kullandı:

“Balıkçımız ağ atarken, ticari gemiler rota çizerken, tankerler liman ararken aynı soruyu soruyor: ‘Bir sonraki hedef biz miyiz?’ Bu sorunun soruluyor olması bile başlı başına bir yönetim krizidir.”

İKTİDARA 4 MADDELİK ÇAĞRI

Murat Çan, Karadeniz’de güvenliğin sağlanabilmesi için;

Karadeniz’de sivil deniz trafiğine yönelik uluslararası güvenlik mekanizmasının kurulmasını, Türkiye öncülüğünde bölgesel deniz güvenliği platformunun oluşturulmasını, sivil gemilerin korunması için caydırıcı diplomatik ve teknik tedbirlerin alınmasını, balıkçılar ve deniz emekçileri için özel güvenlik protokollerinin hayata geçirilmesini istedi.

Çan, “Türkiye Cumhuriyeti Karadeniz’de seyir serbestisini, ticaret güvenliğini ve kıyı güvenliğini sağlamak zorundadır. Bu, devlet olmanın gereğidir” dedi.

 

Habersal - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
Habersal

Bakmadan Geçme