Murat Çan: Fındık Üreticisi Ürettikçe Kaybediyor

Samsun Milletvekili Murat Çan, fındık fiyatı ve TMO kotasını eleştirdi Çarşamba Ovası'ndaki taşkınlar ile Karadeniz'deki deniz güvenliğine ilişkin çağrı yaptı.

Haberin Özeti

  • • Samsun Milletvekili Murat Çan, fındıkta kilogram başına üretim maliyetinin 240-250 TL seviyesine ulaştığını belirterek açıklanan fiyatı eleştirdi.
  • • Çan, TMO'nun dönüm başına 100 kilogramlık kota uygulamasının kaldırılmasını ve maliyet artı refah payına dayalı taban fiyat uygulanmasını istedi.
  • • Çan ayrıca Çarşamba Ovası'ndaki taşkınlar ile Karadeniz'de sivil deniz trafiğine yönelik güvenlik risklerine ilişkin önlem çağrısında bulundu.

Fındık ve Yağışta Öne Çıkan Rakamlar

Fındığın belirtilen üretim maliyeti 240-250 TL/kg
TMO kota miktarı 100 kilogram/dönüm
Çarşamba Ovası için belirtilen yağış 110'un üzerinde kilogram/metrekare

Kaynak: Murat Çan'ın açıklaması

Samsun Milletvekili Murat Çan, 2026 yılı fındık hasadında artan üretim maliyetleri karşısında açıklanan fiyatın üretici açısından yetersiz kaldığını savundu. Çan, TMO'nun kota uygulamasının kaldırılması ve fındıkta maliyet artı refah payına dayalı taban fiyat belirlenmesi çağrısında bulundu.

Çan, açıklamasında Çarşamba Ovası'nda yaşanan taşkınlara ve Karadeniz'deki sivil deniz güvenliğine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.

Çan'dan fındık fiyatına tepki

Fındığın kilogram başına üretim maliyetinin 240-250 TL seviyesine ulaştığını belirten Çan, açıklanan fiyat ile maliyet arasındaki farkın üreticinin kazanç elde etmesine imkan vermediğini savundu.

Çan, gübre ve mazot maliyetlerinin yüzde 80, işçilik giderlerinin ise yüzde 50'nin üzerinde arttığını öne sürerek TMO'nun fiyat artışının yüzde 30'un altında kaldığını söyledi.

Çan, şöyle konuştu:

“Maliyet 250 lira, verilen fiyat 250 lira. Gübre ve mazot yüzde 80, işçilik yüzde 50'nin üzerinde artmışken TMO'nun fiyat artışı yüzde 30'un altında kalıyor. Üretici kazanmıyor, emeğinin karşılığı başka kesimlere aktarılıyor.”

TMO kotasının kaldırılmasını istedi

TMO'nun dönüm başına 100 kilogramlık kota uygulamasını da eleştiren Çan, üreticinin ürününün tamamını TMO'ya veremediğini ve bu nedenle serbest piyasaya yönelmek zorunda kaldığını savundu.

Ayvacık'ta başlayan imza kampanyalarına işaret eden Çan, bunun üreticilerin kota uygulamasına yönelik tepkisini gösterdiğini ifade etti.

Çan, iktidara yönelik olarak fındık maliyeti, açıklanan fiyat ve kota uygulamasına ilişkin sorular yöneltti.

Fındığın Karadeniz'de milyonlarca kişinin geçim kaynağı olduğunu belirten Çan, üreticinin “Ürettikçe kaybediyorum” noktasına geldiğini söyledi.

Çan, fındıkta maliyet artı refah payını esas alan bir taban fiyat uygulanmasını ve TMO'nun kota sisteminin kaldırılmasını istedi.

Çarşamba Ovası'ndaki taşkınları gündeme getirdi

Çan'ın açıklamasındaki bir diğer başlık, Karadeniz sahil kesiminde etkili olan aşırı yağışlar oldu.

Çarşamba Ovası'nda metrekareye 110 kilogramın üzerinde yağış düştüğünü belirten Çan, geniş tarım arazilerinin bulunduğu 6 mahallede su baskını ve taşkın yaşandığını söyledi.

Bölgedeki drenaj ve tahliye altyapısının yetersiz olduğunu savunan Çan, benzer sorunların Çarşamba Ovası'nda tekrarlandığını ifade etti.

Çan, yüksek kesimlerdeki fındık bahçelerinin de aşırı yağışlardan etkilendiğini, debisi yükselen derelerin bazı bahçeler ile hasat edilmemiş ürünü sürüklediğini belirtti.

Kesin hasar tespitinin henüz yapılmadığını ifade eden Çan, tarımsal üretimde kayıplar bulunduğunu söyledi.

Karadeniz'de deniz güvenliği çağrısı

Murat Çan, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Karadeniz'deki etkilerine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Karadeniz'de ticari gemiler, tankerler ve yük gemileri açısından saldırı riskinin arttığını savunan Çan, 26 Ağustos'ta Rusya'nın Novorossiysk Limanı'na doğru seyir halindeyken drone saldırısına uğradığı belirtilen GOLDEN SAPLING adlı geminin günler sonra Samsun'un Alaçam ilçesi açıklarında karaya oturmasını örnek gösterdi.

Çan, bu olayın Karadeniz'deki sivil deniz taşımacılığına yönelik güvenlik risklerinin Samsun kıyılarına kadar ulaştığını gösterdiğini savundu.

Deniz ticaretinde sigorta ve navlun maliyetlerinin yükseldiğini, gemi personelinin de bölgede çalışmaya ilişkin endişeler taşıdığını öne süren Çan, 1 Eylül'de başlayan balık av sezonuyla birlikte balıkçıların güvenliğinin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Karadeniz için 4 maddelik çağrı

Çan, Karadeniz'de güvenliğin artırılması amacıyla dört başlıkta adım atılmasını istedi.

Buna göre Çan;

  • Karadeniz'de sivil deniz trafiğine yönelik uluslararası güvenlik mekanizması kurulmasını,
  • Türkiye öncülüğünde bölgesel deniz güvenliği platformu oluşturulmasını,
  • sivil gemilerin korunması için diplomatik ve teknik tedbirler alınmasını,
  • balıkçılar ve deniz emekçileri için özel güvenlik protokolleri hayata geçirilmesini istedi.

Çan, Türkiye'nin Karadeniz'de seyir serbestisi, ticaret güvenliği ve kıyı güvenliğinin sağlanması konusunda gerekli tedbirleri alması gerektiğini ifade etti.

Habersal - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
Habersal

Bakmadan Geçme