SANDIK BİZE NEYİ ANLATIYOR
Türkiye 7 Haziran sabahı 25.dönem milletvekili seçimi için sandık başına gitti. Demokrasinin en güzel meyvesi olan sandığa başvurarak TBMM’de kendisini temsil edecek vekilini özgür iradesi ile seçti.
Seçimin üzerinden tam üç gün geçti. Peki halk sandıkta koyduğu iradeden memnun mu acaba ? Seçmen bu sabah tekrar sandık başına gitseydi Pazar günkü sonucun aynısı çıkar mıydı ? Hiç sanmıyorum ! Ortaya öyle bir kaos tablosu çıktı ki, HDP hariç bu sonuçtan aslında kimse memnun kalmadı. Tüm partiler çıkıp zafer naraları atıyor. Ama aslında durum hiç te öyle değil. Sandıktan çıkan sonuç aslında ne Ak Parti’yi, ne CHP’yi ne de MHP yi memnun etmedi. 2011 genel seçimlerinden sonra oyunu % 5 arttıran HDP bu seçimde meclise 80 vekil ile girip tarihinde görmediği bir galibiyetin zafer sarhoşluğunu yaşıyor.
Bir de madalyonun MHP tarafı var. MHP de tıpkı HDP gibi 2011 seçimlerine göre oylarını % 5 civarında arttırmayı başardı. Peki her iki partinin aldığı toplam % 10 oy nereden geldi ? AK Parti’nin oyları da, yüzde 50’den yüzde 41’lere düştü, yani % 10 civarında bir düşüş gösterdi. Eriyen 10 puanlık düşüşün her iki parti arasında bölüşüldüğünü söylemek mümkün mü, belki de mümkün. Ak Parti’ye baktığımızda Türkiye genelinde ufak tefek düşüşler olsa da en büyük kan kaybının doğu ve güneydoğu olduğu apaçık görünüyor. Doğudaki silahlı mücadeleyi bitirmek ve kanayan yarayı dindirmek, barış, huzur ve refah ortamını sağlamak isteyen Ak Parti’nin “Kürt Açılımı” ve “Çözüm Süreci “ projeleri geri tepmiş gibi görünüyor. İktidarın kanayan yaranın ilacı olarak gördüğü “Çözüm Süreci” doğu ve güney doğuda 2015 genel seçimlerde Ak Parti için ilaç zehirlenmesine dönüştüğü aşikar.
“Çözüm Süreci” Ak Parti’ye zehir olurken MHP ve HDP ye ise ilaç gibi geldi. Ancak bu iki partinin oylarını arttırmasında CHP’ nin başrol oynadığı oyunu da görmemezlikten gelmek olmaz. Özellikle HDP nin barajı aşması konusunda başrolü üstlenen CHP li millet vekili adayları, seçmenlerine seslenerek “Evinizde 5 oy varsa 3 tanesini HDP ye verin, verin ki gitsinler” diyen bir CHP izledik seçim sürecinde. Bu tavrı ile demokrasiden, Ak Parti’ den ve milletin iradesinden korkan, milli iradeden nefret eden CHP zihniyeti Ak Parti’nin yıkılması için ve tek başına iktidar olamaması için dağdan inen pkk lıları meclise sokacak kadar alçaldı. Teröristlere verdikleri oyların vebali ile nasıl yaşayacaklar, ileride kafayı nasıl taşlara vuracaklar hep birlikte göreceğiz. Dün Atatürk’ün askerleriyiz diyen CHP li arkadaşlar ,bugün Aponun askerleri mi oldu. Bu kadar mı nefret ettiniz milletin iradesinden, bu kadar mı korktunuz demokrasiden, bu kadar mı tırstınız Ak Parti’den. Zaten iktidar olma hayali ve gücü olmayan CHP zihniyeti “Biz zaten iktidarı göremeyiz de,yeter ki şu Ak Parti gitsin de biz pkklıları bile meclise sokmaya razıyız” dedi. Üstad Necip Fazıl Kısakürek’ in bu konu ile ilgili çok güzel bir tespiti vardı. Diyor ki üstad “Bizdeki muhalefet iktidarı düşürme pahasına vatanı düşürmeye razıdır.” Ağzına sağlık üstadım demekten başka bir şey gelmiyor içimden…
KOALİSYON MU ? ERKEN SEÇİM Mİ ?
13 yıllık iktidardan sonra artık Türkiye bugün koalisyon hükümeti konuşmaya başladı. Üç gündür ülkenin içinde bulunduğu kaos durumu bize neyi gösteriyor. Artık iki ihtimal var, Türkiye artık ya koalisyon diyecek ya da erken seçim. Başbakan Davutoğlu’nun balkon konuşmasında aldığı oylara yani milli iradeye sahip çıkacaklarını belirtirken “Hiçbir güç karşısında eğilmemiz söz konusu değildir!” demişti. Hoca bu cümlesi ile şunu demek istedi, uluslararası güç odakları ve yerli işbirlikçileri Türkiye’de koalisyon istiyorlardı... Rakamlar onu gösteriyor ki, sayısal olarak CHP, MHP ve HDP arasında bir koalisyon kurulabilir. Ama bu denklemde AK Parti yoktur, biz, bu oyunda yokuz!.. Varın, oyununuzu oynayın!”
Sandıktan çıkan sonuç bize matematiksel olarak CHP+MHP+HDP nin bir koalisyon kurabileceğini söylüyor. Sayısal olarak bu mümkün gözükse de bu üç parti bir araya gelir mi, tartışılır. Bence HDP nin barajı geçmesi için pkklılara el veren Atatürk’ün askerleri bu denkleme yanaşsa da HDP ile kan uyuşmazlığı olan MHP bu koalisyonda yer almayacaktır. Tabi siyaset bu belli de olmaz. 2000 li yıllarda apoyu yakalayıp yargılayan Anasol+D hükümeti terörist başı için mahkeme tarafından idam kararı almışken apoyu ipten almış ve alınan karara başbakan yardımcısı sıfatıyla Devlet Bahçeli imza atmıştı. MHP bugün de böyle bir sürpriz yapar mı bilinmez ama ben MHP ye, aponun ipten alınmasından sonraki ilk seçimde ülkücü kardeşlerimizin MHP yi sandığın dibine gömerek barajın altında bıraktığını hatırlatmak isterim. MHP bugün alacağı üç beş bakanlık, bürokraside ağırlık ve buna benzer imtiyazlarla bu üçlü koalisyona varım derse boynuna geçirilen ipi kendisi çekmiş, ayağının altındaki sehpaya tekmeyi kendisi vurmuş olur.
Diğer alternatifler ise, Ak Parti+CHP , Ak Parti + MHP yada Ak Parti + HDP ki bu son söylediğimi hükümet yaparsa yukarıda MHP için söylediklerimi Ak Parti için de söylemek zorunda kalacağım. HDP ile kurulacak bir koalisyon hükümetinde Ak Parti darağacında boynunda ilmek ile kendi sehpasına tekme vurmuş olacak, muhtemelen de bir sonraki seçimde tıpkı MHP nin 2000 seçimlerinde barajın altında kaldığı gibi baraja takılacaktır.
ÇARE ERKEN SEÇİM
Bana göre en sağlıklı çözüm gidilecek bir erken seçimdir. Sayın Cumhurbaşkanı teamüller gereği hükümeti en fazla oy alan, sandıktan birinci çıkan Ak Parti’ye verecektir. Bence Davutoğlu boşuna hükümet kurma çalışmaları için muhalefet turları atmakla vakit kaybetmemeli, ülkenin içinde bulunduğu belirsizlik ve kaos ortamının bir an önce sona ermesi için görevi iade etmelidir. Teamüller gereği görevi devralan ana muhalefet CHP de HDP ile birleşerek yeterli milletvekili sayısına ulaşamayacağından, MHP de içinde HDP nin bulunduğu bir koalisyona yeşil ışık yakmayacağından ülke derhal erken seçime gidecektir. Ülke için en hayırlısı da, olması gereken de budur. Aksi takdirde kaybedilen her gün kaos büyüyecek ve kaybeden Türkiye olacaktır.
Bu süre içinde de Ak Parti’nin bir silkinme ile kendine geleceğini, yapılan hataları gözden geçireceğini, teşkilatlardaki sıkıntılara eğilerek nerelerde yanlış yaptıklarını ve gerekli dersleri alacağını tahmin ediyorum. 13 yıllık iktidarın vermiş olduğu rahatlığı, gevşekliği, özellikle teşkilatlardaki kibir, kendini beğenmişlik ve şımarıklığa müdahale ederek rehaveti bir kenara koymasını umuyor ve bekliyorum.
Görünen o ki seçmen; AK Parti’nin 13 yıllık “icraat” larına yani; “3. Köprü, 3. Havaalanı, Marmaray ve Körfez Geçiş Köprüsü” ne; CHP’nin de “uçuk vaat” lerine sıcak bakmamış, MHP ve HDP’ nin “ideolojik söylemleri” ne oy vermiştir.
Uzun lafın kısası; bu seçim HDP haricinde kimsenin yüzünü güldürmemiş, aponun askerleri haricinde hiçbir partinin işine yaramamıştır. O halde erken seçim en doğru karar olacaktır. 7 haziran da yaşanan kaza yakın zamanda yapılacak bir erken seçimle telafi edilmeli, ülke bir an önce belirsizlik ve kaos ortamından kurtularak refaha erdirilmelidir.
Yorum Yazın