Karadeniz'i Atık Çukuru Yapmak

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Karadeniz'i Atık Çukuru Yapmak
Abone ol
mimart

Karadeniz'i Atık Çukuru Yapmak

Karadeniz'i bilen bilir.
Bu deniz yalnızca bir coğrafya değildir. Bir geçim kaynağıdır. Bir ekosistemdir. Bir kültürdür.

Hamsinin, çaçanın, mezgitin, barbunun, palamutun yaşadığı bu deniz aynı zamanda yüz binlerce insanın ekmeğidir.

Samsun ise Türkiye'de denizde avlanan balığın en çok limana girdiği bölgedir.

Konunuz Karadeniz'e kimyasal atık dökmek!

Ama şimdi Karadeniz için yeni bir "çözüm" konuşuluyor.

Adı teknik.
Dili bürokratik.
Cümlesi steril.

"Kalsiyum sülfatın boru hattı ile anoksik zonda bertarafı."

Bu ifadeyi sadeleştirelim.

Sanayi atıkları boru hattıyla Karadeniz'in derinlerine bırakılacak.

Üstelik bu atıklar deniz suyuyla sulandırılarak derin denize verilecek.

Miktar ise teknik raporlarda geçen rakamlardan bağımsız olarak açıkça söylenmeli:

Milyonlarca ton.

Samsun Tekkeköy'deki tesislerin hemen kıyısında bulunan dev atık alanı uydu görüntülerinde bile açıkça görülüyor.

Denize yalnızca yaklaşık 120 metre mesafede.

Alan büyüklüğü ise yaklaşık 840 dekar.
Yığın yüksekliği ise yaklaşık 20 metre.

Bu büyüklük, sıradan bir endüstriyel stok alanından çok daha fazlasını ifade ediyor. Bir endüstriyel atık havzasından söz ediyoruz.

Bu alan yıllardır orada duruyor.

Ve şimdi yeni plan şu:

Bu atıklar boru hattıyla Karadeniz'in derinlerine pompalanacak.

Savunma hazır.

"Derinlerde oksijen yok.
Orada yaşam az."

Bu cümle kulağa mantıklı gelebilir.

Ama Karadeniz sıradan bir deniz değildir.

Karadeniz dünyanın en hassas denizlerinden biridir.

Yüzeyde yaşam vardır.
Derinlerde hidrojen sülfür tabakası.

Bu iki katman arasındaki denge Karadeniz'in bütün ekosistemini belirler.

Dipteki plankton yaşamı bu sistemin temelidir.

Ve bu zincir şöyle ilerler:

plankton
→ çaça
→ hamsi
→ palamut

Dip planktonu zarar görürse zincirin tamamı etkilenir.

Sürüler küçülür.
Göç yolları değişir.
Av verimi düşer.

Bu etkiler hemen ortaya çıkmaz.

Ama yıllar içinde sessiz ve ağır bir darbe vurur.

Karadeniz balıkçılığı bunu ilk fark eden olur.

Ancak asıl mesele yalnızca denize bırakılacak atık değildir.

Asıl mesele şu sorulardır.

Bu 840 dekarlık atık alanı yıllardır burada duruyor.

Peki:

Yeraltı sularına sızıntı var mı?

Bu alanın altındaki toprak ve yeraltı suyu hiç bağımsız şekilde incelendi mi?

Denize bu kadar yakın bir endüstriyel atık havzasında
sızdırmazlık gerçekten kusursuz mu?

Şiddetli yağışlarda bu havzadan denize akıntı oluşuyor mu?

Havaya karışan ince partiküller bölgedeki yerleşim alanlarını etkiliyor mu?

Rüzgârla taşınan tozların insan sağlığı üzerindeki etkileri incelendi mi?

Denize yakın bu alanın çevresinde ağır metal ölçümleri yapıldı mı?

Deniz suyunda düzenli kimyasal analizler var mı?

Dip sedimanında ağır metal birikimi ölçülüyor mu?

Bu soruların hiçbirini sormadan Karadeniz'in dibine boru döşemek kolaydır.

Ama mesele yalnızca bir boru hattı değildir.

Mesele Karadeniz'in geleceğidir.

Marmara Denizi yıllarca aynı mantıkla yönetildi.

Küçük kirlilikler görmezden gelindi.

Sonunda ne oldu?

Deniz salyası.

Bugün Marmara nefes almakta zorlanıyor.

Şimdi aynı hatayı Karadeniz için mi yapacağız?

Karadeniz bir endüstriyel bertaraf alanı değildir.

Bu deniz:

balıkçının ekmeğidir
kıyı şehirlerinin ekonomisidir
Türkiye'nin en büyük doğal miraslarından biridir

Bir denizi kirletmek kolaydır.

Ama bir denizi geri getirmek neredeyse imkânsızdır.

Karadeniz'in dibine boru döşemek teknik bir proje olabilir.

Ama Karadeniz'i riske atmak
teknik değil, tarihsel bir karardır.

Ve bazı kararların bedelini
bugünün yöneticileri değil
gelecek kuşaklar öder.

 

Anahtar Kelimeler:
  • 0
    SEVDİM
  • 1
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Kanala Düşen İneği Zabıta Ekipleri KurtardıÖnceki Haber

Kanala Düşen İneği Zabıta Ekipleri Kurta...

Başkan Karaca’dan 14 Mart Tıp Bayramı MesajıSonraki Haber

Başkan Karaca’dan 14 Mart Tıp Bayramı Me...

Yorum Yazın

Başarı Tesadüf Değil: Burs Sayısı 52’ye Çıktı
 Salıpazarı Güreş Şölenine Hazırlanıyor
Beton Yol Hizmetine Teşekkür Plaketi
Salıpazarı'nda Pazarlara Mevzuat Ayarı
Kurtlar Çakallara Yem Olmaz!
Salıpazarı’nda Diyaliz Hastalarına Müjde!
Fındıkta Tırpan Şoku! Günlük Yevmiye 7 Bin TL
Burhan Mucur: "Birliğimiz En Büyük Gücümüz"
Bayramlar Ölmedi, Biz İnsanlığımızı Kaybettik!
AK Parti Teşkilatı Bayramda Bir Araya Geldi
Çağlayan’da Kardeşlik Sofrası Kuruldu
Çarşamba-Ayvacık Yolunda Can Pazarı!
Salıpazarı’nda Bayramın Ruhu Meydanda Yaşandı
Siyasette Bazen Gitmeyi Bilmek Gerekir
Ömer Minuz: “Bayramlar Gönülleri Birleştirir”
MHP’li Düzenli’den Birlik Ve Beraberlik Vurgusu
Kaymakam Beyazıt’tan Bayram Mesaisi
Başkan Karaca’dan Kurban Bayramı Mesajı
Salıpazarı’nda Göçük: 1 Kişi Hayatını Kaybetti
Salıpazarı’nda Tarım Ve Hayvancılık Toplantısı