Öğretmenler kiminle yol yürüyeceğine karar verecek
GündemTürk Eğitim-Sen Çarşamba İlçe Temsilcisi Özcan Tonyalı, “Kariyer Basamakları Sınavı” süreci ile ilgili yazılı bir açıklama yaptı.
Tonyalı yaptığı yazılı açıklamada “Şimdi öğretmenler kiminle beraber yol yürüyeceğine karar verecek” dedi.
Türk Eğitim-Sen Çarşamba İlçe Temsilcisi Özcan Tonyalı’nın yazılı açıklaması;
Yaklaşık bir yıldır gündemi meşgul eden ve öğretmenleri ciddi anlamda yıpratan “Kariyer Basamakları Sınavı” sürecini hep birlikte yaşadık. Bu süreçte sendikamızın etkisiz kaldığına, sınava karşı yeterli tepkiyi göstermediğine, öğretmenleri yalnız bıraktığına dair iddialarla karşı karşıya kaldık. Biz, Türk Eğitim Sen olarak öğretmenlerimizi hiçbir zaman sonuçları belli olmayan bir bilinmezliğin içine sürüklemedik ve her durumda dün olduğu gibi bugün de öğretmenlerimizin yanında olduk. TES olarak bizim amacımız; her zaman eğitim çalışanlarının lehine sonuç almak, tabiri caizse “bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek” olmuştur.
Süreci kısaca özetleyecek olursak; 2006 yılında başlayan ve 16 yıldır çözüme kavuşturulamayan bir meseleye sendikamızın tavrı ve duruşu hep aynı olmuştur. O zamandan bu zamana, her alanda öğretmenlik mesleğinin bir ihtisas mesleği olduğunu, sınavla kariyer olmayacağını, sınavın sadece bilgiyi ölçeceğini, eğer bir kariyer planlaması yapılacaksa bunun hizmet yılına göre (10 yılını dolduran herkese Uzman Öğretmen, 20 yılını dolduran herkese Başöğretmen unvanı verilmesi) yapılması gerektiğini, bunun akabinde mali haklarda bir iyileştirme olmasını talep ettik. ÖMK’ nın sınavla ilgili maddesi başta olmak üzere sorunlu olan tüm kısımlarını yargıya taşıdık.
ÖMK meclise sunulmadan önce sendikalardan hiçbir şekilde görüş alınmamış, sadece komisyon aşamasında sendikalara 5 dakikalık süre verilerek sözlü olarak dinlenmiştir. Meclis komisyonunda da TES aynı taleplerini dile getirerek sürece dahil olmuş ve son ana kadar sınavın iptali noktasında işin muhatapları ile görüşmeye devam etmiştir. Özellikle Ağustos ayı içerisinde ÖMK’nın siyasi polemik haline gelmesi süreci daha da içinden çıkılmaz bir hale sokup işin politize edilmesine sebep olmuştur. Yaşanan bu olaylardan sonra MEB kanun değişikliği yapmayıp, sürecin bu haliyle devam edeceğine dair ısrarını sürdürmüştür. MEB’ in bu tutumu neticesinde TES sorumlu sendikacılık anlayışı gereği süreci öğretmenlerimizi mağdur etmeden, öğretmenlerin lehine nasıl sonuç alınabilir düşüncesi ile farklı önerileri muhataplarına iletmiş ve görüşmelere devam etmiştir. Gelinen noktada öğretmenler kabul edilmesi mümkün olmayan bu sınava girmek zorunda bırakılsa da, sınavın en az mağduriyet oluşturacak şekilde yapılması sağlanmıştır.
Türk Eğitim Sen olarak bundan sonraki mücadelemiz, en başında olduğu gibi sınavın iptal edilmesi ve hizmet yılına dayalı bir kariyer basamakları sisteminin oluşturulmasını sağlamak, başta sosyal ve mali haklar olmak üzere öğretmenleri ilgilendiren (sözleşmeli öğretmenliğe son verilmesi, kariyer ve liyakate dayalı bir yönetici atama yönetmeliği, öğretmene şiddet, disiplin işlemleri, ek ders düzenlemeleri vb.) tüm kanun ve yönetmeliklerin Öğretmenlik Meslek Kanunu içerisinde toplanmasını sağlamak olacaktır.
Şimdi öğretmenler kiminle birlikte yol yürüyeceğine karar verecek.
Gittikleri her okulda üye yapabilmek adına TES’i bu sürecin sorumlusu olarak göstermeye çalışan ve kendi sendikasından olmayanlara mahluk, akrep ve koyun yakıştırması yapanlarla mı?
Kendi çalışmalarını anlatmak yerine, daha önce üyesi oldukları TES’e saldırarak üye devşirmeye çalışanlarla mı?
Bölücü unsurlar ve marjinal gruplarla arasına mesafe koyamayıp, askerimize ve polisimize hakaret edenlerle mi?
Sendikacılık adına yetkili olup, etkisiz olanlarla mı?
Yoksa…!
30 yıllık bir geçmişe sahip, memleketin her köşesinde aynı eylem ve söylemde bulunan, her koşulda ve her şartta eğitim çalışanlarını yalnız bırakmayan, Türkiye sevdasını her şeyin önüne koyan, Türk Eğitim-Sen ile mi yol yürüyecek?
Öğretmenlerimizin en doğru kararı vereceğine inanıyor, tüm meslektaşlarıma saygılarımı sunuyorum.
İlginizi Çekebilir