© © 2010–2025 HABERSAL® — Tüm Hakları Saklıdır. Yerel Gücün, Doğru Haber Kaynağı.

Karanlık Gecenin Üzerinden 10 Yıl Geçti

Tarihler 15 Temmuz’u gösteriyordu.

Gece karanlıktı.
Ama asıl karanlık, üniformanın arkasına saklanan hainlerin yüreğindeydi.

Ordu içinde kıpırdanmalar vardı.
Siyasilerde sessizlik…
Semalarda jet sesleri yankılanıyordu.
Gökyüzü, savaş uçaklarının ürkütücü gürültüsüyle yırtılıyordu.

Hainler iş başındaydı.

Devletin silahını millete doğrultanlar, milletin tankını milletin üzerine sürenler, Türk ordusunun şerefli üniformasına leke sürenler sokaklardaydı.

At izi, it izine karışmıştı.

Kimin hain, kimin kahraman olduğu ilk saatlerde belli değildi.
Kimin hangi hesabın içinde olduğu, kimin hangi karanlık odaktan emir aldığı bilinmiyordu.

Ama belli olan tek bir şey vardı:

Türk milleti.

Tankların önüne yatan millet…
Kurşunlara göğsünü siper eden millet…
Köprüleri, meydanları ve sokakları hainlere bırakmayan millet…

O gece masa başında hesap yapanlar değil, meydanlarda canını ortaya koyanlar tarih yazdı.

Tankın paletinden korkmayan, namlunun önünde geri adım atmayan, ölümün üzerine yürüyen bu millet; hainlere geçit vermedi.

Darbecilerin hesabını bozdu.
İhanet planlarını başlarına geçirdi.
Bu ülkenin sahipsiz olmadığını bütün dünyaya gösterdi.

Gerisi teferruattır.

Gerisi siyasi şovdur.
Gerisi meydanlarda verilen mücadelenin üzerine kurulmaya çalışılan çıkar düzenidir.
Gerisi milletin kahramanlığından kendisine pay çıkarmaya çalışanların boş gürültüsüdür.

Çünkü o gece hiçbir siyasi parti tek başına direnmedi.

Hiçbir makam tankın önüne yatmadı.
Hiçbir koltuk mermilere göğsünü siper etmedi.

Tankın önüne yatan milletti.
Kurşunu yiyen milletti.
Şehit olan milletti.
Gazi olan milletti.

Bugün 15 Temmuz’u kendi siyasi mülkü gibi görenler şunu iyi bilmelidir:

15 Temmuz hiçbir partinin tapulu malı değildir.

15 Temmuz, Türk milletinin namusudur.
15 Temmuz, milletin sarsılmaz iradesidir.
15 Temmuz, hainlere karşı yazılmış bir direniş destanıdır.

Bu destanın üzerinden siyasi rant devşirmeye çalışanlar, şehitlerin hatırasına saygısızlık etmektedir.

O gece millet birlik oldu.
Bugün ise bazıları bu birliği parçalamak, insanları hain ve kahraman diye kendi siyasi ölçülerine göre ayırmak istiyor.

Hayır!

Hain, milletin silahını millete doğrultandır.
Hain, devletin içinde yuvalanıp devleti ele geçirmeye çalışandır.
Hain, milletin iradesini tankla, tüfekle ve uçakla susturmak isteyendir.

Kahraman ise hiçbir çıkar hesabı yapmadan sokağa çıkandır.
Kahraman, çocuklarının geleceği için canını ortaya koyandır.
Kahraman, bayrağı yere düşürmeyendir.

Aradan 10 yıl geçti.

Acılar hâlâ taze.
Sorular hâlâ ortada.
Hesabı tam olarak verilmeyen ihmaller, karanlık ilişkiler ve siyasi sorumluluklar hâlâ tartışılıyor.

Ancak değişmeyen bir gerçek var:

Bu millet ihaneti affetmez.

Üniformaya saklanan haini de affetmez.
Makamına güvenerek milleti küçümseyeni de affetmez.
Şehitlerin kanı üzerinden siyaset yapanı da affetmez.

15 Temmuz gecesinin gerçek sahibi millettir.

Gerçek kahraman millettir.

Gerçek güç, tankta, uçakta, silahta ya da makamda değildir.

Gerçek güç, gerektiğinde ölümün üzerine yürüyen Türk milletinin sarsılmaz iradesidir.

Gerisi teferruattır.

 

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER