© © 2010–2025 HABERSAL® — Tüm Hakları Saklıdır. Yerel Gücün, Doğru Haber Kaynağı.

Cemil Biçer yazdı... -men dakka dukka-

45 yıl önce böylesi bi "Gaza gelip" Kıbrıs adasına askeri çıkış yapmıştık, 45 yıl kursağımızda yara yaptı bu çıkış,

-men dakka dukka-

45 yıl önce böylesi bi "Gaza gelip" Kıbrıs adasına askeri çıkış yapmıştık, 45 yıl kursağımızda yara yaptı bu çıkış,

Tam iyileşiyoruz nihayet derken, birileri yine gazladı bizi,şimdi bu konuda yorum yapmak gerek, ama "g…tüm yemiyor" derler ya ,kelimenin tam anlamı ile öyle işte "g..tüm yemiyor".

Ama mayasıl olmuş maymun gıçı gibi gidişiyorum, ucundan kıyısından da olsa yazacağım,

"söyleyenden dinleyen arif gerek" 
derler sizin "Arifliğiniz" den asla kuşku duymadım ne dediğimi en iyi siz anlarsınız.

Bu kirli savaş hakkında yazı yazmaya korkuyorum dostlarım,bunu itiraf etmekten utanıyorum ama maalesef durum bu minvalde.

Öte yandan da içim kıpır kıpır kıpraşıyor avuçlarım gidişiyor yazmak için bu ikilem içinde kıvranıyorum.

Hani bilindik bir özlü söz vardır,teşbihte hata olmaz affınıza sığınıyorum. "tavuk götü tövbe tutmaz" derler benim parmaklarımda tıpkı tavuk götü gibi müptelası oldu bu işin hicvetmeden duramıyorum

60 yaşa merdiven dayamış bir ihtiyar namzedi olarak bu saatten sonra mahpuslarda sürünemem,ama bir şekilde meramımı anlatmam gerek.

"Söyleyenden dinleyen arif gerek " 
Arife tarif ne gerek" ..
*

deyip yazacağız arif olanlar için....
****
-men dakka dukka-

Harun Reşit'in bir sarayı varmış ,bu koca sarayında bir bahçesi varmış. bu bahçede de çok sevdiği birde gül fidanı varmış bahçıvanına demiş ki: "Bu fidana çok iyi bak, bir gül tomurcuklanıp açtığında bana haber ver" bu emrin üzerine bahçıvan geceleri de dahil sürekli olarak fidanı kontrol etmiş, fidana çok iyi bakmış, ta ki bir gül tomurcuklanıp açana kadar.

Bahçıvan bu gülü görür görmez hemen halifeye bunu haber vermeye gitmek istemiş. tam da bu sırada bir kuş gelmiş, gülün dalına konmuş ve başlamış bu gülün yapraklarını gagalamaya. bahçıvan bunu görür görmez hemen müdahale etmek istemiş, ancak nafile. kuş gülü gaga darbeleriyle mahvetmiş. bahçıvan önce bu olayı halifeye anlatmaktan korkmuş, ancak daha sonra giderek durumu halifeye açıklamış. halife bu durumu son derece normal karşılamış ve demiş ki "men dakka dukka"

bahçıvan halifenin huzurundan ayrılmış. bir süre sonra o gülü parçalayan kuşu bir yılanın yediğini görmüş. hemen halifeye koşarak bu durumu nakletmiş. halife yine aynı şeyi söylemiş. "men dakka dukka"

bir süre sonra kuşu yiyen bu yılan bahçıvana musallat olmuş. tam bahçıvanı ısıracağı sırada bahçıvan bu yılanı öldürmeyi başarmış. tabi ki hemen halifeye giderek bu durumu da anlatmış. halifenin buna karşılık söylediği şey ise yine "men dakka dukka"

bahçıvan bakmış ki eden karşılığını buluyor. yılana yaptıklarından sonra kendisinin de başına bir bela geleceğini düşünmeye başlamış. bir süre sonra da düşündüğü gibi olmuş ve bahçıvan istemeden kötü bir iş yapmış.

Halife de bahçıvanın cezalandırılmasını emretmiş. ancak bahçıvan cezalandırılmadan önce son isteği olarak halifeyle görüşmek istediğini söylemiş. kabul etmişler ve bahçıvanı halifenin huzuruna çıkarmışlar. halife bahçıvana sormuş "cezayı hak etmediğini mi düşünüyorsun, sana haksızlık mı yapıyorum?". bahçıvan "hayır" demiş, "ancak bu dünyada her insan yaptığının karşılığını buluyor, yaptığınızı bulma sırası size de gelecek".

"men dakka dukka!"

-C.BİÇER-

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER