© © 2010–2025 HABERSAL® — Tüm Hakları Saklıdır. Yerel Gücün, Doğru Haber Kaynağı.

Başlar Ayak Olmuş, Ayaklar Baş…

Bazı insanlar vardır; haddini bilmez, yerini bilmez, kendisine verilen değeri nimet sanmaz. Bir adım yol açarsın, yolu kendisinin yaptığını zanneder. Bir kapı aralarsın, evin sahibi gibi davranmaya kalkar. Yüz verirsin sırtına çıkar, dur dersin surat asar.

İnsanoğlu gerçekten garip

Dün elinden tutanı bugün tanımaz. Dün yanında duranı bugün yok sayar. Dün “ağabey” dediğine bugün tepeden bakmaya kalkar. Çünkü bazıları karakteriyle değil, bulduğu boşlukla büyür. Makam görür başı döner. İlgi görür kendini vazgeçilmez sanır. Üç kişinin alkışını duyar, kendini meydanın sahibi zanneder.

Ama hayat öyle işlemez.

Bu dünyada kimse sürekli yukarıda kalmaz. Kimse sürekli güçlü, sürekli haklı, sürekli kalabalık değildir. Bugün yanında duranlar, yarın ilk dönenler olur. Bugün sırtını yasladığın duvar, yarın üstüne yıkılır. Çünkü insan önce kendini bilmeli. Kendini bilmeyen, haddini hiç bilmez.

Dönemin adamı olmak kolaydır. Rüzgâr nereye eserse oraya dönmek kolaydır. Bugün birinin yanında, yarın başkasının sofrasında oturmak kolaydır. Zor olan karakter sahibi olmaktır. Zor olan vefa göstermektir. Zor olan dününü unutmadan bugün yaşamaktır.

Bazıları bunu beceremez.

Dünü unutur, bugünü ganimet sanır. Kendisine verilen değeri hak edilmiş bir saltanat gibi görür. Oysa bilmez ki, insanın asıl değeri yükseldiğinde değil, yükselirken kimleri ezmediğinde belli olur. Başını kaldırınca kendini büyük sananların çoğu, ilk fırtınada yere kapaklanır.

Sen bu kafayla daha çok sürünürsün.

Çünkü kibir insanı önce kör eder, sonra yalnız bırakır. Ne dost kalır yanında ne hatır. Ne kapı açılır yüzüne ne el uzanır. Bugün “ben bilirim” diyen, yarın “kimse yok mu?” diye bakar etrafına. Ama o gün geldiğinde herkes susar. Çünkü insan kendi eliyle yıktığı köprüden geri geçemez.

Sanma ki zaman öylece akıp gider.

Sanma ki bu devran hep böyle döner.

Dönmez.

Her yanlışın bir hesabı, her kibrin bir bedeli, her nankörlüğün bir karşılığı vardır. Çarka sokulan çubuk nasıl düzeni bozarsa, haddini aşan insan da sonunda kendi düzenini dağıtır. Önce çevresini kaybeder, sonra itibarını. En sonunda da kendi gölgesinden başka kimseyi yanında bulamaz.

Başlar ayak olmuş, ayaklar baş…

Ama unutulmasın:
Baş olmak makamla değil, duruşla olur.
Adam olmak kalabalıkla değil, karakterle olur.
Değer görmek sözle değil, vefayla olur.

Kim ne olduğunu unuttuysa, hayat ona bir gün mutlaka hatırlatır. Hem de öyle bir hatırlatır ki; ne eski kalabalığı kalır ne de bugünkü havası. Geriye sadece koca bir pişmanlık ve geç kalmış bir yalnızlık kalır.

 

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER