
Felaket Gelmeden Konuşmayanlar, Felaket Gelince Sahaya Çıkmasın

Salıpazarı bu filmi daha önce gördü.
2012’de gördü.
2019’da acısını can kaybıyla yaşadı.
2024’te gördü.
2025’te yine gördü.
Evleri su bastı. İş yerleri zarar gördü. Tarım arazileri çamurun altında kaldı. Yollar kapandı. Altyapı çöktü. Köprüler, menfezler, istinatlar, sanat yapıları sınavı geçemedi. İnsanlar malını, emeğini, yıllarını bir gecede kaybetti.
Ve en acısı; 2019’da iki vatandaşımızı toprağa verdik.
Şimdi aynı tablo bu kez Havza’da yaşandı. Su geldi, önüne ne kattıysa aldı götürdü. Vatandaş mağdur. Esnaf mağdur. İlçede öfke var, protesto var, istifa çağrıları var, gerginlik var.
Ama asıl soru şu:
Bu öfke neden selden sonra duyuluyor?
Bu tedbirler neden yağmur yağmadan önce konuşulmuyor?
Dere taşınca mı aklımıza dere yatağı geliyor?
İş yerlerini su basınca mı hatırlıyoruz altyapıyı?
Can gidince mi ciddiye alıyoruz imar planını?
Artık açık konuşmak gerekiyor. Bu mesele sadece “çok yağmur yağdı” diyerek geçiştirilemez. Evet, iklim değişiyor. Evet, yağış rejimi değişiyor. Evet, Karadeniz’de ani ve kuvvetli yağış riski büyüyor. Ama her kuvvetli yağışı felakete çeviren şey sadece bulut değildir.
Yanlış imardır.
Yetersiz altyapıdır.
Dere yataklarına göz yummaktır.
Taşkın sahalarını ticaret alanı gibi görmektir.
Köprüleri, menfezleri, yolları eski iklim şartlarına göre bırakmaktır.
Risk haritasını dosyada tutup sahaya indirmemektir.
Bir ilçede aynı olay yıllar içinde tekrar tekrar yaşanıyorsa bunun adı artık sürpriz değildir. Bunun adı ihmal zinciridir.
Salıpazarı için de, Havza için de, Samsun’un diğer ilçeleri için de mesele bellidir: Dere yatakları, kıyı çizgileri, taşkın alanları, yapılaşma izinleri, altyapı kapasitesi ve yağmur suyu tahliye sistemi masaya yatırılmalıdır. Ama göstermelik toplantılarla değil. Fotoğraf verip dağılan toplantılarla değil. Gerçek mühendislik hesabıyla, sahada ölçümle, riskli bölgeleri açıkça ilan ederek yapılmalıdır.
Kim nerede yanlış yaptıysa ortaya çıkmalıdır.
Hangi dere yatağı daraltıldıysa açıklanmalıdır.
Hangi yapı riskli alandaysa belirlenmelidir.
Hangi menfez yetersizse yenilenmelidir.
Hangi yol suyun önünü kesiyorsa yeniden projelendirilmelidir.
Hangi kurum görevini yapmadıysa hesabı sorulmalıdır.
Çünkü sel suyu siyasi parti ayırmaz.
Belediye ayırmaz.
Mahalle ayırmaz.
Zengin, fakir, esnaf, çiftçi ayırmaz.
Önlem alınmadıysa gelir ve herkesi aynı çamurun içine sokar.
Bugün vatandaşın öfkesi de boşuna değildir. İnsanlar artık “geçmiş olsun” cümlesi duymak istemiyor. İnsanlar artık çizmeyle sahaya inen protokol fotoğrafı istemiyor. İnsanlar artık her felaketten sonra aynı açıklamaları dinlemek istemiyor.
“Yaralar sarılacak.”
“Zarar tespit çalışmaları başladı.”
“Devletimiz vatandaşımızın yanında.”
Tamam. Bunlar söylenecek. Ama yetmez.
Vatandaş artık şunu duymak istiyor:
“Bir daha aynı yer su altında kalmayacak.”
“Dere yatağına yapılaşmaya izin verilmeyecek.”
“Riskli bölgeler taşınacak.”
“Altyapı yenilenecek.”
“Bu işin sorumluları hesap verecek.”
“Felaket gelmeden tedbir alınacak.”
Asıl devlet ciddiyeti budur. Asıl belediyecilik budur. Asıl kamu yönetimi budur.
Salıpazarı’nın geçmişi ortada. Havza’nın bugünü ortada. Yarın başka bir ilçe aynı manzarayı yaşarsa kimse “beklemiyorduk” demesin. Bekleniyordu. Biliniyordu. Uyarılıyordu. Göz göre göre gelen felaketin adı kader değildir.
Kader, yağmurun yağmasıdır.
İhmal, o yağmurun insanın evine, dükkânına, tarlasına ve canına kadar ulaşmasına seyirci kalmaktır.
Artık bu bölgede sel konuşulacaksa sadece afet anı konuşulmamalı. Dere ıslahı konuşulmalı. İmar planı konuşulmalı. Kıyı ve taşkın alanı konuşulmalı. Kaçak ve riskli yapılaşma konuşulmalı. Altyapı bütçesi konuşulmalı. Kurumların sorumluluğu konuşulmalı.
Çünkü felaket gelince mikrofon tutmak kolaydır.
Asıl mesele, felaket gelmeden iş makinesini, projeyi, planı ve iradeyi sahaya koymaktır.
Bugün Salıpazarı’nın, Havza’nın ve Samsun’un ihtiyacı budur:
Bahane değil, önlem.
Geçmiş olsun değil, kalıcı çözüm.
Fotoğraf değil, hesap.
Söz değil, icraat.
Su her seferinde aynı yerden geliyorsa, sorun yağmurda değil; onu hâlâ ciddiye almayan akıldadır.
























Yorum Yazın