
Din-Bir-Sen adına açıklama yapan Özdemir, komedyen Deniz Göktaş’a atfedilen ve İslam’ın kutsal değerleri ile Kur’ân-ı Kerîm’i hedef aldığı öne sürülen ifadeleri kınadı.

Özdemir, ifade özgürlüğünün hakaret ve aşağılama hakkı olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.
Son günlerde kamuoyunda tartışmalara neden olan ve komedyen Deniz Göktaş’a atfedilen ifadelerle ilgili Din-Bir-Sen’den açıklama geldi.
Özdemir, söz konusu ifadelerin İslam’ın mukaddes değerlerini ve Kur’ân-ı Kerîm’i hedef aldığı iddiasıyla toplumda büyük tepkiye yol açtığını belirterek, yaşananların milletin vicdanında derin bir üzüntü ve infial oluşturduğunu ifade etti.
İnanç ve vicdan özgürlüğünün demokratik hukuk devletinin temel ilkelerinden biri olduğunu vurgulayan Özdemir, milyonlarca insanın kutsal kabul ettiği değerlere saygı gösterilmesinin de toplumsal barışın vazgeçilmez şartı olduğunu söyledi.
“İfade özgürlüğü hakaret hakkı değildir”
İfade özgürlüğünün sınırlarına dikkat çeken Özdemir, “İfade özgürlüğü; hakaret etme, aşağılama veya kutsal değerleri alaya alma hakkı değildir. Özgürlük ile tahkir arasındaki çizgi, hukuk ve evrensel insan hakları ilkeleri tarafından açıkça ortaya konulmuştur” dedi.
Farklı etnik kökenlere, mezheplere, inanç gruplarına ve toplumsal kesimlere yönelik aşağılayıcı söylemlerin haklı olarak toplumsal ve hukuki tepkilerle karşılandığını belirten Özdemir, aynı hassasiyetin İslam dini ve Kur’ân-ı Kerîm’e yönelik saygısızlıklar karşısında da gösterilmesi gerektiğini kaydetti.
“Kur’ân-ı Kerîm milyonlarca insanın maneviyatını şekillendiriyor”
Kur’ân-ı Kerîm’in Müslümanlar açısından yalnızca okunan bir kitap olmadığını dile getiren Özdemir, kutsal kitabın hayatın anlamını, ahlakı, adaleti ve insan onurunu şekillendiren ilahî kelam olduğunu söyledi.
Özdemir, Kur’ân-ı Kerîm’e yönelik alaycı ifadelerin yalnızca bir metni değil, milyonlarca insanın inancını, maneviyatını ve vicdanını hedef aldığını savundu.
Yargıya çağrı
Din görevlilerini temsil eden bir sendika olarak kutsal değerlere yönelik her türlü tahkir ve alaycı yaklaşımı güçlü şekilde kınadıklarını belirten Özdemir, yargı makamlarının kamu vicdanını ilgilendiren iddiaları hukukun üstünlüğü çerçevesinde titizlikle değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.
Sürecin etkili, tarafsız ve adalet duygusunu güçlendirecek biçimde yürütülmesini beklediklerini kaydeden Özdemir, hiçbir kişi veya kesime ayrıcalık tanınmaması gerektiğini söyledi.
“Sanatın temelinde insan onuruna saygı bulunmalı”
Sanatın ve mizahın temelinde insan onuruna saygının bulunması gerektiğini vurgulayan Özdemir, şu ifadeleri kullandı:
“Mizah, toplumu düşündüren ve geliştiren bir alan olabilir. Ancak hiçbir sanat anlayışı, insanların en mukaddes değerlerini aşağılamayı meşrulaştıramaz. Mizah, kutsal değerleri aşağılamanın maskesi olamaz.”
Din-Bir-Sen’in dinî değerlere yönelik nefret ve tahkir diline karşı durmaya devam edeceğini belirten Özdemir, milletin ortak manevi değerlerini hukuk zemininde savunacaklarını ve toplumsal huzurun korunması amacıyla demokratik ve meşru girişimlerini sürdüreceklerini açıkladı.























Yorum Yazın