Babasını Hayattayken Değerli Bilmek
GündemBugün yine takvimler Babalar Günü’nü gösteriyor.
Sosyal medya, süslü cümlelerle, eski fotoğraflarla, duygusal mesajlarla dolu. Herkes babasını ne kadar sevdiğini anlatıyor. Kimi mezar başında, kimi kilometrelerce uzakta, kimi de sadece bir paylaşımın altına birkaç kelime bırakıp görevini yerine getirdiğini düşünüyor.
Oysa insanın aklına şu soru geliyor:
Babalar gerçekten sadece yılda bir gün mü hatırlanmalı?
Hayattayken sesine tahammül edemediğimiz, fikirlerini önemsemediğimiz, yaşlandıkça yük gibi görmeye başladığımız babalar; aramızdan ayrıldıklarında bir anda en büyük özlemimiz oluveriyor.
Varlığında kırılan gönüller, yokluğunda gözyaşı döküyor.
Bir telefon açmaya vakit bulamayanlar, bugün en duygusal cümleleri kuruyor. Yan odada oturan babasına iki çift söz etmeyenler, kilometrelerce uzaktaki takipçilerine sevgi gösterisi yapıyor.
Elbette babasını kaybetmiş olanların özlemi bambaşka. Onların içindeki boşluğu hiçbir gün dolduramaz. Ama hayatta olan babalarımız için de sevgi sadece özel günlere sıkıştırılmamalı.
Çünkü bir babanın en büyük hediyesi pahalı saatler, süslü mesajlar ya da gösterişli paylaşımlar değildir.
Bir telefon...
Bir ziyaret...
Bir hal hatır...
Birlikte içilen bir çay...
Belki de bir babanın bütün beklentisi bundan ibarettir.
Bugün Babalar Günü.
Babası olanlara, kıymetini bilenlere ne mutlu…
Ama asıl soru şu:
Babalar Günü'nü kutluyor muyuz, yoksa vicdanımızı mı rahatlatıyoruz?
İlginizi Çekebilir