Kahramanlık doğuştandır.

 
Kahraman yaratmaya ve yarattığımız kahramanı "ilahlaştırıp" tapınmak kadim geleneğimizdir,

Bu gün yaşadıklarımız da bunun birebir tezahürüdür,oysa kağıttan kaplanlara tapınmanın hiç gereği yok.

Kahraman; böylesi varsıl bir ülkede böylesi yoksul yaşamayı içselleştirebilmiş halkımızın bizahiti kendisidir.

Ben okumaya başladığım ilk günden itibaren -53 yıl önce- kendime Ömer Seyfettin'in "DİYET" öyküsünün kahramanı demir ustası KOCA ALİ'yi idol olarak kabul ettim ve karakterimi onunla özdeşleştirdim.

Hayatımın son yıllarını yaşadığım bu süreçte bu özdeşleştirmeden hiç yüksünmedim ve onuru ile yaşadım.

Demir ustası KOCA ALİyi idol edinmemde ulu dedem soylu Şapsığ Şpaşigo Kıtıj Smayll'ın Kaf dağının usta çelik ustası olmasınında bilinç altımdaki etkisini de belirtmek Çerkes etnisiteme karşı borcumdur.

Belki de yaşadığımız bu pespayeliğin yegane nedeni çocuklarımızın önüne İDOL olabilecek kahramanlar koyamamış olmamızdır.
Süperman'dan,Pokemon'a,örümcek adamdan,ninja kahramanlarına kadar binbir türlü hayal ürünü ithal kahramanları idol edinmeye zorlandık.
Ben size kendime İDOL edindiğim kahramanı anlatmak istiyorum severseniz çocuklarınıza da okutun.

Bugün sizler gibi kent meydanlarında "yapay kahramanlara" ekmek arası GDO'lu tavuk döner karşılığı "demokrasi bekçiliği" yapmaktan kurtarmış olursunuz

Koca Ali, gösterişten, “kendisini pazarlamak”tan uzak sessiz, sakin ve onurlu işini yapan, “çeliğe çifte su vermesini bilen” bir kılıç ustasıdır.
Tamamen işiyle ve ibadetiyle meşgul olan, araç değerlerin ise çok açık bir şekilde karşısında olan Koca Ali’ye iftira edilir; o, hırsızlıkla suçlanır. Bir süre sonra kanun karşısına çıkarılan ve yargılanan, şer’î kanunlara göre ancak diyetini ödeyerek itham edilen suçtan aklanabilecek olan Koca Ali, parası olmadığı için cezaya razı olur.

Ancak onun dürüst bir insan olduğunu düşünen çevresi, parası olan kasap Hacı Mehmet’ten Koca Ali’nin diyetini ödemesini ister. “Hacı Kasap”, Koca Ali’nin diyetini öder, borcunu ödemesi için onu yanına hizmetçi olarak alır.

Koca Ali, hamisinin her dediğini yapar; ancak gördüğü kötü muamele karşısında bir gün dayanamayacak kadar öfkelenir. Kendisinden sürekli diyetini ödemesini isteyen kasap Hacı Mehmet’e sol kolunu bileğinden keserek sunar; yeniden özgürlüğüne kavuşur.

Dürüst, sadık, vefalı bir insan olan Koca Ali, minnetli kalmayı kabul edemez. Eylemiyle hem yüksek değerlerin belirlemesinde olduğunu gösterir hem de bu değerlerden yana tavır koymuş olur.

** **** **** ********
Öyküden bir bölüm... “-Kolunun diyetini benim verdiğimi unutuyorsun galiba, dedi, ben olmasam şimdi çolak kalacaktın…Koca Ali, yine cevap vermedi. Acı acı gülümsedi. Kızardı. Sonra birden sarardı.

Hızla döndü. Bilediği satırların en büyüğünü kaptı. Sıvalı kolunu, yüksek kıyma kütüğünün üstüne koydu. Kaldırdı, ağır satırı öyle bir indirdi ki...

Habersal - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme